“Türk Pamuğunda Kritik Eşik”

“Türk Pamuğunda Kritik Eşik” temasıyla İzmir’de gerçekleştirilen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi, kamu, sanayi ve üretici kesimini bir araya getirerek pamuk sektörünün mevcut durumunu ve geleceğine ilişkin başlıkları çok yönlü biçimde ele aldı.

  24 Haziran 2026 05:30 Çarşamba
“Türk Pamuğunda Kritik Eşik”

Pamukta Kritik Eşik: Zirvede Üretimden Jeopolitiğe Uzanan Geniş Gündem
8. Ulusal Pamuk Zirvesi, sektörün yapısal sorunlarını ve küresel fırsatlarını aynı masada buluşturdu. Zirvede hem üretim tarafındaki yapısal sorunlar hem de küresel gelişmelerin sektöre etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Zirve geniş katılımla tamamlandı

Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un açılış konuşmasıyla başlayan zirve, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ve T.C. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban’ın değerlendirmeleriyle devam etti. Sektör temsilcileri, üreticiler, ihracatçılar ve sanayicilerin yoğun katılım gösterdiği organizasyon, pamuk üretiminden ticarete kadar geniş bir perspektifte tamamlandı.

Çondur, zirvenin amacının sektörün mevcut sorunlarını ortaya koymak, çözüm yollarını tartışmak ve geleceğe yönelik stratejik bir yol haritası oluşturmak olduğunu ifade etti. Türkiye’nin sınırlı ekim alanlarına rağmen dünya pamuk üretiminde önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayan Çondur, sürdürülebilir ve izlenebilir üretim anlayışının bu başarıda belirleyici rol oynadığını dile getirdi.

Pamuk stratejik ürün olarak öne çıktı

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, pamuk üretiminin tarım politikaları içindeki yerini değerlendirerek, ürünün Bakanlık tarafından belirlenen 13 stratejik ürün arasında bulunduğunu belirtti. 2026 yılının ilk aylarında artan yağışlarla birlikte üretim açısından daha olumlu bir sezon beklentisinin oluştuğunu aktaran Emiralioğlu, Türkiye’nin verimlilik açısından dünya ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini ifade etti. Verimlilikteki artışa dikkat çeken Emiralioğlu, dekara kütlü pamuk veriminin 2002’de 353 kilogram seviyesinden yüzde 36 artışla 480 kilogram düzeyine ulaştığını, dünya ortalamasının ise yaklaşık 236 kilogram olduğunu belirtti. Ayrıca üreticiyi desteklemek amacıyla verilen destekleme tutarının 2026 yılı için artırıldığını açıkladı.

Maliyet baskısı ve üretimden kopuş riski

İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban ise konuşmasında üretim maliyetlerine dikkat çekti. Özellikle sulama tekniklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Elban, bilinçsiz kimyasal kullanımının maliyetleri artırdığını ve bazı bölgelerde üreticinin tarımdan uzaklaşmasına yol açtığını ifade etti. Üreticinin pamuktan kopuş hızının azaltılması gerektiğini belirten Elban, çözüm odaklı yaklaşımın önemine işaret etti.

Oturumlarda çözüm arayışı ve rekabet başlığı ele alındı

Zirve kapsamında gerçekleştirilen ilk oturumda “Yerli Pamuk Üretimindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlığı ele alındı. Üreticiler, birlik temsilcileri ve sektör profesyonelleri, üretimde yaşanan gerilemenin nedenlerini ve çözüm yollarını değerlendirdi. İkinci oturumda ise “Türk Tekstilinin Dünya ile Rekabeti” konusu masaya yatırıldı. İhracatçılar ve sanayi temsilcileri, küresel rekabet koşulları, maliyet unsurları ve pazar dinamikleri üzerine görüşlerini paylaştı.

Jeopolitik gelişmeler pamuk talebini artırdı

Zirvede öne çıkan başlıklardan biri de küresel gelişmelerin pamuk talebine etkisi oldu. ABD/İsrail-İran hattında yaşanan gerilim ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki riskler, petrol fiyatlarında artışa yol açarken, bu durum sentetik elyaf maliyetlerini doğrudan etkiledi. Savaş öncesinde kilogram başına yaklaşık 1 dolar seviyesinde olan sentetik elyaf fiyatlarının 1,70 dolara kadar yükseldiği, yani yaklaşık yüzde 70 oranında arttığı ifade edildi. Bu gelişme, tekstil sektöründe doğal pamuğa yönelimi hızlandırdı. Üç yıldır yatay seyreden pamuk fiyatlarının da bu süreçte yukarı yönlü hareket ettiği belirtilirken, doğal elyafın yeniden gündeme geldiği vurgulandı.

Siparişler Türkiye’ye yöneldi

Enerjiye bağımlı üretici ülkelerin yaşadığı zorluklar, siparişlerin yön değiştirmesine neden oldu. Körfez bölgesine bağımlı bazı ülkelerin üretim ve teslimat süreçlerinde yaşadığı aksaklıkların, Türkiye’ye sipariş olarak yansıdığı ifade edildi. Son haftalarda sektörün birkaç aylık üretimini karşılayabilecek ölçekte sipariş artışı yaşandığı, bunun pamuk talebine de doğrudan yansıdığı dile getirildi.Zirvede dile getirilen bir diğer önemli başlık ise Türkiye’nin üretim kalitesi oldu. Türkiye’nin dünyada GDO’suz pamuk üreten sınırlı sayıdaki ülkelerden biri olduğu, bu durumun sektöre önemli bir rekabet avantajı sunduğu ifade edildi. Pamuk üretiminin önemli bölümünün Şanlıurfa’da gerçekleştirildiği belirtilirken, organik ve kaliteli üretimin uluslararası pazarlarda öne çıkan bir unsur olduğu vurgulandı.

Zirve plaket töreniyle sona erdi

Program, Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un kapanış konuşmasının ardından, katkı sunan sponsor firmalar ve konuşmacılara plaket takdimi ile tamamlandı. Zirvede yapılan değerlendirmeler, pamuk sektörünün yalnızca üretim değil; maliyet, sürdürülebilirlik, jeopolitik gelişmeler ve küresel rekabet ekseninde çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koydu. Ortaya çıkan tablo, pamukta alınacak kararların yalnızca tarımsal üretimi değil, Türkiye tekstil sanayisinin geleceğini doğrudan etkileyecek stratejik bir alan olduğunu bir kez daha gösterdi.

 


YORUMLAR
Sayın ziyaretçimiz; Üye olmadan yapılan yorumlar "misafir" olarak adlandırılacaktır. Yorumlarınızda size özel bir isim ve resim kullanmak, yaptığınız yorumlara üye menüsünden ulaşmak, yorumlarınıza gelen cevapları kontrol etmek ve üyelere sunulan daha pek çok özellikten yararlanmak için üye olun!
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.