“Mısır’a Giden Kazanıyor” Söylemi Neyi Normalleştiriyor?

Tekstil sektöründe Mısır yatırımları çözüm olarak sunulurken, “giden kazanıyor” söylemi sorunları çözmek yerine Türkiye’de üretimden vazgeçişi normalleştiriyor

  24 Şubat 2026 03:50 Salı
“Mısır’a Giden Kazanıyor” Söylemi Neyi Normalleştiriyor?

Türkiye tekstil sektöründe uzun süredir biriken yapısal sorunlar karşısında son dönemde yükselen “Mısır’a yatırım” söylemi, çözüm üretmekten çok sektörel bir teslimiyetin normalleştirildiği bir noktaya işaret ediyor. Artan maliyetler, düşen kârlılık ve zayıflayan rekabet gücü karşısında sektörün önde gelen isimlerinden gelen açıklamalar, yalnızca yatırım eğilimlerini değil, Türkiye’de üretimin geleceğine dair umutsuzluğu da görünür kılıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretleri sırasında gerçekleştirilen temaslar, Türk iş dünyasının dış yatırım ajandasını öne çıkardı. Bu ziyaretler sonrasında özellikle konfeksiyon ve emek yoğun sektörlerde Mısır, yeni üretim merkezi olarak daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Ancak tartışma, yatırımların varlığından çok bu yatırımların nasıl bir dil ve mesajla sunulduğu noktasında yoğunlaşıyor.

“Giden Kazanıyor” Sözü Neyi İlan Ediyor?

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye–Mısır İş Konseyi Başkanı Mustafa Denizer, Mısır’daki Türk yatırımlarına ilişkin yaptığı açıklamalarda, ülkede yaklaşık 1.500 Türk firmasının bulunduğunu, toplam yatırım hacminin 4 milyar dolara yaklaştığını ve her yıl yaklaşık 500 milyon dolarlık yeni yatırım eklendiğini vurguluyor. Denizer’e göre bu tablo, yalnızca tekstil ve konfeksiyonla sınırlı değil; camdan porselene, turizmden sanayiye uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Denizer ayrıca, Mısır bankalarının bugün Türk yatırımcıların peşinde koştuğunu, iki büyük çorap üreticisinin de Mısır’da yatırıma hazırlandığını belirterek, bu süreci bir başarı hikâyesi olarak tanımlıyor. Ancak sektör içinden gelen eleştiriler tam da bu noktada yoğunlaşıyor:
Bu anlatı, bireysel şirketler açısından rasyonel olabilir; fakat Türkiye’de üretimin neden sürdürülemez hale geldiği sorusunu tamamen geri plana itiyor.

Mısır Anlatılıyor, Türkiye Konuşulmuyor

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz de yaptığı açıklamalarda, artan işçilik maliyetleri nedeniyle fiyat tutturamayan firmaların Mısır’da tesis açmasını “yadırgamamak gerektiğini” ifade ediyor. Öksüz, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Balkanlar’ı kapsayan bölgesel bir üretim stratejisinden söz ederken, “önemli olan bunu Türkiye’yi kapatmadan yapmak” vurgusunu yapıyor.

Ancak eleştiriler, bu yaklaşımın da eksik kaldığı yönünde. Çünkü “Türkiye’yi kapatmamak” ifadesi, Türkiye’de üretimin nasıl sürdürülebileceğine dair somut bir yol haritası içermiyor. Artan maliyetler, finansman yükü ve düşük kârlılık kabul edilirken, bu koşulların nasıl tersine çevrileceğine dair net bir çerçeve sunulmuyor.

Bireysel Çıkışlar, Sektörel Sessizlik

Sektör temsilcilerinin Mısır’daki yatırım ortamını anlatırken kullandığı dil, eleştirilere göre bireysel kurtuluş hikâyelerini öne çıkarırken, sektörün tamamı için çözüm üretme sorumluluğunu geri plana itiyor. “Giden kazanıyor” yaklaşımı, kısa vadede bazı firmalar için geçerli olabilir; ancak bu söylem yaygınlaştıkça, Türkiye’de üretimle kazanılamayacağı algısı kalıcı hale geliyor. Uzmanlara göre bu durum, yalnızca bugünün yatırım kararlarını değil, genç sanayicilerin, yeni yatırımların ve uzun vadeli planların da yönünü belirliyor.

Sorunlar Çözülmüyor, Yer Değiştiriyor

Eleştirilerin ortaklaştığı nokta şu: Mısır’a, Tunus’a ya da başka ülkelere yapılan yatırımlar, Türkiye tekstil sektörünün sorunlarını çözmüyor; yalnızca coğrafya değiştirerek erteliyor. Bugün Mısır’ın sunduğu avantajlar, yarın başka bir ülke tarafından daha düşük maliyetle sunulduğunda aynı döngünün yeniden yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Bu nedenle sektör içinde giderek daha yüksek sesle şu soru soruluyor: “Türkiye’de neden kazanılamıyor?”

Asıl Tartışma Burada Başlamalı

Eleştirilere göre tekstil sektörünün ihtiyacı, yeni yatırım rotalarını parlatmak değil; Türkiye’de üretimin neden sürdürülemez hale geldiğini açıkça tartışmak. Katma değerli üretim, verimlilik, maliyet yapısı ve sanayi politikaları masaya yatırılmadan, yalnızca “giden kazanıyor” söylemiyle yol almak, sektör adına çözüm değil vazgeçiş anlamına geliyor.

 


YORUMLAR
Sayın ziyaretçimiz; Üye olmadan yapılan yorumlar "misafir" olarak adlandırılacaktır. Yorumlarınızda size özel bir isim ve resim kullanmak, yaptığınız yorumlara üye menüsünden ulaşmak, yorumlarınıza gelen cevapları kontrol etmek ve üyelere sunulan daha pek çok özellikten yararlanmak için üye olun!
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.