
Yuvarlak örme makineleri alanında dünya çapında tanınan Alman üretici Mayer & Cie., ITM 2026 fuarını yalnızca yeni makinelerini sergileyeceği bir platform olarak değil, aynı zamanda şirketin yeni yapılanmasını ve gelecek vizyonunu tanıtacağı önemli bir dönüm noktası olarak görüyor. Aralık 2025’te başlayan yeniden yapılanma sürecinin ardından faaliyetlerini Mayer & Cie. Global çatısı altında sürdüren şirket, İstanbul’da gerçekleştirilecek fuarda sektörün karşısına yeni yönetim anlayışı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla çıkacak. Türkiye’nin uzun yıllardır Mayer & Cie. için stratejik öneme sahip pazarlardan biri olduğunu belirten şirket yetkilileri, ITM’nin de tekstil makineleri sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından biri olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle fuar, markanın yeni dönemini duyurması açısından özel bir anlam taşıyor.
ITM’de Premium Segment Vurgusu
Mayer & Cie. Global, fuarda iki adet OV 3.2 QCe yuvarlak örme makinesini sergileyecek. Çift plaka kumaş üretimine yönelik geliştirilen bu seri, şirketin dünya genelinde en çok tercih edilen makine grupları arasında yer alıyor. 30 ila 36 inç çap seçenekleriyle sunulan OV QCe serisi, ince kumaş üretimine yönelik yüksek performansıyla öne çıkıyor. Şirket, özellikle premium interlok kumaş üreticilerine hitap eden bu teknolojinin Türkiye dahil birçok pazarda güçlü talep gördüğünü belirtiyor. Mayer & Cie. yönetimine göre günümüz tekstil üreticileri yalnızca yüksek verimlilik değil, aynı zamanda daha yüksek kumaş kalitesi ve farklılaşma sağlayacak teknolojiler talep ediyor. Bu nedenle şirket, ürün geliştirme çalışmalarını yalnızca makine performansına değil, ortaya çıkan kumaşın nihai değerine odaklayarak sürdürüyor.
Makine Üreticisinden Çözüm Ortağına
Mayer & Cie. Global’in yeni dönem stratejisinin merkezinde müşteri odaklı çözüm anlayışı bulunuyor. Şirket, yalnızca makine tedarik eden bir üretici olmaktan çıkarak, müşterilerinin belirli kumaş ihtiyaçlarına yönelik en uygun örme çözümlerini sunan bir iş ortağı olmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, üreticilerin giderek daha rekabetçi hale gelen pazarda farklılaşma ihtiyacından kaynaklanıyor. Mayer & Cie. yönetimi, bir makinenin değerinin yalnızca teknik özellikleriyle değil, müşterisine sunduğu rekabet avantajıyla ölçülmesi gerektiğini vurguluyor. Bunun yanında şirket, operatör deneyimini geliştirmeye ve makinelerin kullanımını daha kolay hale getirmeye yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.
Albstadt Merkez Olmayı Sürdürüyor
Yeniden yapılanma sürecine rağmen Mayer & Cie., Alman mühendisliği kimliğini koruma konusunda net bir duruş sergiliyor. Şirketin merkezi olan Albstadt, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra premium makinelerin ve kritik hassas bileşenlerin üretim merkezi olmaya devam edecek. Şirketin yeni sahibi Xu Hongjie’nin de çalışmalarını doğrudan Albstadt merkezinden yürütmesi, markanın Almanya’daki üretim ve mühendislik altyapısına verdiği önemin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Huixing ile Tamamlayıcı İş Modeli
Mayer & Cie. Global’in yeni yapılanmasında dikkat çeken unsurlardan biri de Çinli yuvarlak örme makinesi üreticisi Huixing ile kurulan iş modeli. İki marka arasında doğrudan rekabet yerine tamamlayıcılık esas alınırken, Huixing daha çok orta ve alt segment pazarlara odaklanıyor. Mayer & Cie. ise yüksek teknoloji ve premium ürün grubundaki konumunu korumayı sürdürüyor. Bu strateji sayesinde her iki markanın da farklı müşteri segmentlerine daha etkin şekilde ulaşması hedefleniyor.
Türkiye’de Güçlü İş Birliği Devam Ediyor
Mayer & Cie.’nin Türkiye’deki uzun yıllara dayanan temsilcisi Mayer Mümessillik de şirketin yeni dönem yapılanmasında önemli rol üstlenmeye devam ediyor. İstanbul merkezli firma, 30 yılı aşkın süredir Mayer & Cie. markasını Türkiye pazarında temsil ediyor ve yuvarlak örme makineleri alanında sektörün tanınmış oyuncuları arasında yer alıyor. Şirket, ITM 2026’da da Mayer & Cie. Global ile birlikte yer alarak markanın yeni vizyonunu Türk tekstil sanayisiyle buluşturacak. Mayer & Cie. Global’in geleceğe yönelik yol haritası; daha hızlı karar alma süreçleri, daha yalın organizasyon yapısı ve müşterilerle daha yakın iletişim üzerine kuruluyor. Şirket yönetimi, köklü Alman mühendislik geleneğini korurken aynı zamanda daha çevik ve daha esnek bir organizasyon modeli oluşturmayı hedefliyor.













