TGSD 50. Yılında Sektörün Geleceğine Dikkat Çekti

Hazır giyim sektörünün mevcut görünümü, küresel üretim dengeleri ve Türk sanayisinin geleceğine ilişkin değerlendirmeler ön plana çıktı.

  08 Temmuz 2026 13:32 Çarşamba
TGSD 50. Yılında Sektörün Geleceğine Dikkat Çekti

TGSD Yönetim Kurulu ve üyeleri, kutlama programı kapsamında Anıtkabir’i ziyaret ederek Atatürk’ün mozolesine çelenk bıraktı. TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren, Anıtkabir Özel Defteri’ne yazdığı mesajda; üretim, sanayileşme ve ekonomik gücün bağımsızlığın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti.Özüren mesajında; sanayinin daha rekabetçi, sürdürülebilir ve nitelikli bir yapıya taşınmasının önemine değinerek, tasarım, inovasyon, bilgi ve girişimcilik ekseninde “Türkiye Markası”nın güçlendirilmesini hedeflediklerini ifade etti.

“Üretim altyapısını korumak zorundayız”

TGSD 50. Yıl Buluşması’nda konuşan TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay ise Türkiye’nin küresel üretim dengelerindeki değişimi doğru okuması gerektiğini söyledi. TGSD’nin yarım asırlık geçmişinin; üretim, ihracat, kalite, hız, moda ve tasarım ekseninde şekillenen bir dönüşüm hikâyesi olduğunu belirten Narbay, sektörün yeni dönemde daha yüksek katma değerli bir yapıya yönelmesi gerektiğini dile getirdi. Mal ihracatının milli gelir içindeki payındaki gerilemeye dikkat çeken Narbay, emek yoğun sektörlerin geri plana itilmesi yerine verimlilik, teknoloji, tasarım ve markalaşma ile daha güçlü hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Avrupa’nın kaybettiği üretim dengesi

Konuşmasında Avrupa ve Çin örnekleri üzerinden değerlendirmelerde bulunan Narbay, Avrupa’nın uzun yıllar boyunca üretim kapasitesini üçüncü ülkelere kaydırmasının bugün teknoloji geliştirme, istihdam ve tedarik zinciri alanlarında sorunlar oluşturduğunu söyledi. Çin’in ise düşük ve orta teknolojili üretimi sistemin dışına çıkarmadan üzerine yüksek teknoloji ve inovasyon kapasitesi inşa ettiğini belirten Narbay, üretim ekosisteminin korunmasının uzun vadeli büyüme açısından belirleyici olduğunu ifade etti. Hazır giyim sektörünün; yüksek istihdam, ihracat ve katma değer üretme kapasitesi nedeniyle stratejik önem taşıdığını kaydetti.

Küresel siparişlerde Türkiye etkisi

Narbay, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşümün Türkiye açısından yeni fırsatlar ortaya çıkardığını belirterek, Türk hazır giyim sektörünün dünyanın ikinci büyük tedarik zinciri ve beşinci büyük üreticisi konumunda bulunduğunu söyledi. Ancak maliyet baskısının rekabet gücünü zayıflattığını ifade eden Narbay, ölçek kaybının dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve markalaşma süreçlerini de olumsuz etkilediğini dile getirdi. Jeopolitik gelişmeler, lojistik maliyetleri ve hızlı teslimat ihtiyacının Türkiye’yi yeniden güçlü bir üretim merkezi haline getirebileceğini belirten Narbay, bu sürecin sürdürülebilir hale gelmesi için üretim kapasitesi ile nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.

TGSD’den 2040’a uzanan yol haritası

Toplantıda TGSD’nin 2026-2040 Sektörel Stratejik Yol Haritası da paylaşıldı. Buna göre 2026-2028 dönemi “stabilizasyon”, 2028-2034 dönemi “değişim ve dönüşüm”, 2034-2040 dönemi ise “Türkiye Markası ekseninde yüksek katma değerli üretim” süreci olarak tanımlandı. Narbay, ilk aşamada bozulan bilançoların onarılması ve işletmelerin dönüşüme hazırlanmasının hedeflendiğini, devam eden süreçte ise yüksek katma değerli üretim, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, markalaşma ve pazar çeşitliliği başlıklarında yeni bir yapının amaçlandığını ifade etti.

İlk dört ayda ihracat 5,3 milyar dolar oldu

TGSD’nin paylaştığı verilere göre Türk hazır giyim sektörünün ihracatı yılın ilk dört ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,34 gerileyerek 5,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ithalat yüzde 2 artışla 1,05 milyar dolara yükselirken, tekstil ve ham maddeleri ihracatında yüzde 1,8’lik düşüş yaşandı. Sektörde maliyet baskısının devam ettiğini belirten Narbay, yılın ilk iki ayında 853 işletmenin faaliyetlerini sonlandırdığını, ilk üç ayda ise 85 firmanın konkordato ilan ettiğini açıkladı. Hazır giyim ve tekstil sektörlerinde ilk iki ayda toplam 8 bin 204 kişilik istihdam kaybı yaşandığı bilgisi paylaşıldı.

Destek beklentileri gündemde

Narbay, sektörün yeniden güç kazanabilmesi için kur dönüşüm desteği, Eximbank teminatlarında KGF desteği, reeskont faizlerinde düzenleme, ham madde üzerindeki maliyetlerin azaltılması ve DİR işlemlerinin kolaylaştırılması gibi başlıklarda destek beklentilerinin sürdüğünü söyledi. 2026 yılının yalnızca mevcut kayıpların dengelendiği değil, aynı zamanda Türk hazır giyim sektörünün yeniden konumlandığı bir dönemin başlangıcı olabileceğini ifade eden Narbay, doğru ekonomi politikalarıyla sektörün yılın ikinci yarısında toparlanma sürecine girebileceğini belirtti.

 


YORUMLAR
Sayın ziyaretçimiz; Üye olmadan yapılan yorumlar "misafir" olarak adlandırılacaktır. Yorumlarınızda size özel bir isim ve resim kullanmak, yaptığınız yorumlara üye menüsünden ulaşmak, yorumlarınıza gelen cevapları kontrol etmek ve üyelere sunulan daha pek çok özellikten yararlanmak için üye olun!
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.