Trützschler Teknolojisi 130 Yaşında

Önümüzdeki sene 130. yaşını kutlamaya hazırlanan Trützschler, sahip olduğu bilgi ve deneyimle tüm makinelerde verimliliği artıran teknolojiler sunuyor.

  14 Ağustos 2017 01:00 Pazartesi
Trützschler Teknolojisi 130 Yaşında

İplik eğirme, nonwoven, yapay elyaf ve garnitür çözümleri konusunda uzman makine üreticilerinden Trützschler, geliştirdiği sistemlerle iş süreçlerinin daha pratik ve verimli hale gelmesine olanak tanıyor. Mönchengladbach’ta bulunan Trützschler Tesisleri’nde yayın grubumuzun sorularını yanıtlayan Trützschler Spinning Pazarlama Başkanı Hermann Selker ve Gaziantep Trützschler Tekstil Makinaları Genel Müdürü Recep Eker; son teknolojiler, mevcut ve hedef pazarlar hakkında bilgiler verdi.

Trützschler Group oldukça köklü geçmişi olan başarılı bir firma. Firmanızın tarihçesi hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz?

Hermann Selker: Trützschler başarılı bir şirket ve gelecek yıl 130 yaşında olacağız, Mönchengladbach şehrinde ise 70. yılımızı dolduracağız. Şirket, 130 yıl önce Almanya’nın doğusunda kuruldu ancak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Mönchengladbach’a taşındı. Bu yılla birlikte tam 50 sene önce tarak makineleri üretip satmaya başlamışız ve bu nedenle tarak makinelerinin satılması açısından bu oyunun son oyuncularız. 50 yıllık başarının ardından artık tarak makineleri alanında pazar lideriyiz.

Trützschler Group’un iplik hazırlık, nonwoven ve tarak makineleri alanında işletmelere yüksek verim sunan teknoloji çözümlerinden bahseder misiniz?

Hermann Selker: Teknolojiye dair tek bir çözüm sunmuyoruz, şu an Mönchengladbach için konuşmaktayım ve Mönchengladbach demek Trützschler Spinning demek. Öncelikle, Trützschler Group dört iş biriminden oluşuyor. İplik eğirmenin merkezi burada Mönchengladbach’ta bulunuyor. Tarak garnitürleri Güney Almanya’da, Nonwovenlar Frankfurt yakınlarında ve Suni Elyaflar ise İsviçre’de küçük bir şirket. Burada Mönchengladbach’ta bulunan Trützschler iplik eğirme şirketinden bahsetmek gerekirse; Trützschler iplik şirketinde tüm makinelerde verimliliği artırmak için sürekli bir iyileşme var. Örneğin, Trützschler tarak makineleri on yıl önceye kıyasla çok daha fazla üretim gerçekleştirebiliyor. Biz alanımızda her zaman birinciyiz. Standartları belirliyoruz, diğerleri ise takip ediyor ya da etmeye çalışıyor. Otuz yıl önce olduğu gibi örneğin iplik eğirmede yeni sorunlar varsa bu durum ham pamuktan tüm yabancı maddelerin otomatik olarak giderilmesinin mümkün olmamasından kaynaklanmaktadır. Pamuk olmayan tüm maddelerin tespit edilmesi ve giderilmesi gerekir. Biz bu konuda kendimizi geliştirdik ve bugün sektörde en yüksek verimliliği sağlayan çözümü sunuyoruz. Bu gelişme adım adım gerçekleşti. Tek bir makinede beş farklı teknolojiye sahibiz, çünkü tek bir teknolojini tüm yabancı parçacıkları tespit edememekte. Örnek vermek gerekirse, renkli/koyu renkte yabancı maddeler saydam veya yarı-saydam ya da beyaz maddeler, parlak yabancı maddeler ve küçük/ince yabancı parçacıklar için beş farklı teknolojilerimiz var. Bu da beş farklı tespit ve aydınlatma birimi demek, 3-CCD kameralı, 4-CCD kameraları, ultraviyole ışık, LED ışık ve polarize ışık gibi. Tüm bunlar beş teknolojiyi birleştiriyor. Bu, bizim nasıl geliştiğimizin ve nasıl yeni teknolojik çözümler bulduğumuzun iyi bir örneğidir.

Endüstri 4.0 gelişmeleri konusunda nasıl bir strateji ile harekete etmektesiniz? Trützschler’in bu alanda önemli bir girişimi olan T-DATA sistemi işletmelere ne tür avantajlar sunuyor?

Hermann Selker: Harman hallaç dairesi kurulumları yıllardır Endüstri 4.0 için tipik örneklerdir. Çünkü bir harman hallaç dairesindeki tüm farklı makineler birbirleriyle ve üst düzey sistemlerle iletişim kurabilen ayrı elektronik cihazlara sahiptir. Elbette bu, geçmişin çok-disiplinli bir halini teşkil etmektedir. Fakat günümüzde tüm makineler, süreci kontrol etmek için zekâya sahip olup, makinenin ana sistemden veri akışında uç birim ile iletişime geçebilmektedir. Merkezi sistem ile iletişime geçip bu bilgileri aktarabilmekteler. Böylelikle ilk adım tamamlandı ve tüm makinelerimiz iletişim kurabilmektedir. İkinci adım da tamamlandı, üst düzey bir veri sistemimiz var ve bu veri sistemi makinelerden veri toplayabilir. Bu verileri daha iyi ayarlar vb. bulmak amacıyla optimizasyon için kullanabilir. Örneğin, temizleyicide optik sensörler WASTECONTROL var. Bu sensörler temizleyicilerin atık kalitesini kontrol etmektedir. Atık içerisinde çok fazla iyi lif olması halinde makine ayarlarını küçük servo motorları ile değiştirebilir. Bu tür kendi kendine optimizasyon yapan ve kendi kendine öğrenen sistemleri farklı yerlerde kullanıyoruz. Örneğin, penye makinesinde birleştirme işleminin en uygun ayarını bulma fonksiyonu yer almaktadır ya da tarakların T-CON sistemi mesela teknisyenleri kalite iyileştirme yöntemleri hakkında bilgilendirmekte. Bu, on yıllar önce başlatmış olduğumuz felsefemiz ve daha da geliştirdik. Eminim ki gelecek fuarda, belki ITMA’da daha fazla fikrimiz olacak ve bu yolda ilerlemeye devam ediyoruz. Kendi kendine optimizasyon gelecek için kilit kelimedir. Bunun önemli bir sebebi elbette ki tamamen otomatik bir sisteme doğru gidilmesinden kaynaklanmaktadır. Bir diğer önemli sebebi de bu kadar iyi yetişmiş teknoloji uzmanlarını her yerde bulamamak. Burada Avrupa’da veya Türkiye’de iyi eğitimli insanlar fazla sayıda ancak, teknolojik bilgiye yeterince sahip olmayan başka pazarlar da var. Biz de bu teknolojik bilgiyi makinelerimiz aracılığıyla paylaşmaktayız ve bu, Industrie 4.0’nun temel parçasıdır.

Trützschler Spinning’in Türkiye Mümessili geçtiğimiz Haziran ayı itibari ile İkiler Tekstil Mümessillik ve Ticaret A.Ş oldu. Bu değişime neden gerek duydunuz, bu stratejik kararda Türkiye faaliyetleriniz ile ilgili hangi düşünce etkili oldu?

Recep Eker: 1997’den beri Türkiye’de servis departmanımız var, 1998’den beri de Türk kanunlarına göre kurulmuş limitet bir şirkettir. 16 mevcut çalışanı, 3 tane de emekli olup sözleşmeli çalışan personeli bulunmaktadır. Ayrıca 5 tane de Alman personel görev yapmaktadır. Bizim oradaki görevimiz, satış öncesi müşterinin isteğine göre danışmanlık yaparak tesis oluşturmak, projelendirmek, Almanya’dan teklif geldikten sonra teklifin takibi, satış sonrası projelendirme, montaj, eğitim ve daha sonra garanti dahilinde ve dışında müşterilerinin ihtiyacına göre danışmanlık ve servis hizmeti vermek. Ayrıca bir yedek parça depomuz bulunmakta ve yedek parçaların yaklaşık yüzde 90’ını Türkiye’den satabiliyoruz.

Satış sonrası destek tabi ki çok önemli ve bunu da başarmış durumdasınız. Türkiye’de ofisinizin olması faaliyetlerinize nasıl yansıyor?

Recep Eker: Hem satışa destek sağlıyoruz hem de müşteri kendisini yalnız hissetmiyor. “Makineme ne olacak, parçam olmadığında makinem duracak mı?” endişesi yaşamıyor. Bu konu çok önemli, çünkü depodan satılan parça 24 saat içinde müşterinin elinde olabiliyor. Almanya’dan sipariş verildiğinde en az bir hafta sürüyor. Buradan yüklenmesi, gümrüklenmesi vs. bunların hepsi vakit alıyor ve makine duruyor. Bu yüzden biz direkt depomuzdan müşterilere parça sunabiliyoruz.

Türkiye pazarına yönelik hedefleriniz bakımından 2017 yılının ilk çeyreği nasıl geçti? 2017 yılı sonunda ulaşmayı hedeflediğiniz satış rakamları nelerdir?

Hermann Selker: Türk ve Dünya pazarı için 2015-2016 dönemi ile kıyaslanabilir iyi düzeyde sonuçlar bekliyoruz. Özellikle iki piyasa çok aktif: Vietnam ve Bangladeş. Türk pazarı ilk çeyrekte kısmen zayıftı. Bence bunun sebebi ülkedeki siyasi durumlardı. Müşterilerimiz geleceğe güvenemedikleri zaman yatırım konularını birden fazla düşünüyorlar. Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen KTM 2017 Fuarındaki izlenimlerim; onların şimdi gelecek hakkında daha iyimser olduklarını işaret etmekte. Böylelikle ikinci yarının ilk yarıdan daha iyi olmasını bekliyoruz. Ancak bu sadece beklenti, siparişlere göre bir yorum değil.

Recep Eker: Yıl toplamı Türkiye’de kötü olacak ancak yılın ikinci yarısının daha iyi olacağını umuyoruz.

2017 ve 2018 de küresel pazarlardaki hedefleriniz nelerdir? Güçlü olduğunuz pazarlar ve bu pazarlara yönelik hedeflerinizden bahseder misiniz?

Hermann Selker: Bu yıl bitmek üzere ve işlem bekleyen tatmin edici bir sipariş miktarı var. Gelecek yılı, tam olarak bilmiyoruz ancak bunun değişmesi için sebep yok. Dünya çapında iş yapıyoruz. Kesik elyaf tüketimi, 20-30 yıldır her yıl % 3 büyüyor. Bu, gezegenimizde gittikçe daha fazla insan yaşamaya başladığı ve kişi başı tüketimin de başta Çin ve Hindistan başta olmak üzere arttığı anlamına geliyor. Bu nedenle Hindistan, Çin, Bangladeş, Pakistan ve Vietnam pazarları oldukça iyi gidiyor.

O halde Trützschler’in güçlü konuma sahip olduğunu pazarlar bunlar diyebilir miyiz?

Hermann Selker: Çin ve Hindistan’da üretim tesislerimiz var. Bu, Hindistan için makinelerin Hindistan’da, Çin için makinelerin ise Çin’de üretildiği anlamına geliyor.  Bugün en büyük üretim tesisimiz 950’den daha fazla çalışanın bulunduğu Hindistan’dadır. Çin’de ise tesisin büyüklüğü Mönchengladbach’taki tesis kadar. Bu iki pazar; Hindistan ile Çin bizim için dünya pazarının yaklaşık üçte ikisini kapsıyor. Bu, ipliklerin % 60’tan fazlasının bu marketlerde eğrildiği anlamına gelmektedir. Üçte biri ise Türkiye, Güneydoğu Asya, Güney Amerika ve Kuzey Amerika’nın dâhil olduğu dünyanın geri kalan bölümüne tekabül etmektedir. Bu bölgeler için tedarik etmiş olduğumuz makineleri Almanya’da üretmekteyiz. Bu bölgeler de sırasıyla; Türkiye, Pakistan, Bangladeş, Endonezya, Tayland, Güney ve Kuzey Amerika’dan oluşmaktadır.

YORUMLAR
Sayın ziyaretçimiz; Üye olmadan yapılan yorumlar "misafir" olarak adlandırılacaktır. Yorumlarınızda size özel bir isim ve resim kullanmak, yaptığınız yorumlara üye menüsünden ulaşmak, yorumlarınıza gelen cevapları kontrol etmek ve üyelere sunulan daha pek çok özellikten yararlanmak için üye olun!
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.